AKAN SU BERRAK OLUR

 





                   

Bir sabah, pencerenin önünde duran zeytin ağacının yaprakları hafifçe sallandı. Rüzgârın esintisiyle başlayan o küçük kıpırtı, aslında koca bir gerçeği fısıldıyordu:’’ Hayat hareketle var olur’’. Hayat, durmak bilmeyen bir akışın içindedir. Güneşin doğup batması, mevsimlerin birbirini takip etmesi, kanın damarlarımızda dolaşması, kalbimizin sürekli atışı... Her şey “hareket” üzerine kuruludur. İnsan bu düzenin bir parçası olarak, hem bedeninde hem ruhunda hem de hayat yolculuğunda hareket ettiği sürece canlı ve bereketli olur. İlk nefesini aldığında göğsünün inip kalkışı, parmaklarının titremesi, göz kapaklarının kıpırdaması… Tüm bu küçük hareketler, onun bu dünyada olduğunu haber verir. Sessizdir ama çok şey anlatır. Çünkü hareket, yaşamın dilidir. Maddi hayatta hareket, çalışmak, üretmek ve gayret etmektir. Bir çiftçinin toprağı sürmesi, tohum ekmesi, sulaması, güneşi beklemesi…

Bütün bu hareketlerin sonunda rızık ve bereket ortaya çıkar.




Aynı şekilde ticarette, ilimde, sanatta veya mesleki hayatta kim emek verirse, hareket ederse, onun kazancı da artar. Kazanç yalnızca maddi değildir. Hayatın içinde bazen küçücük bir hareket, bambaşka bir kapı açar. Sabah otobüste birine gülümsemek, “Nasılsın?” diye sormak ya da hiç konuşmadan yanında yürümek bile bir iz bırakır.

Ve asıl mesele şudur: “Dünüme göre daha iyi miyim?” Bu soru, insanı içten içe harekete geçirir. Çünkü her gün, bir öncekine göre daha samimi, daha sorumlu, daha dikkatli bir adım atma imkânı taşır. Alın teri döken, emeğiyle rızık arayan, boş durmayıp çalışan insan Allah katında makbuldür.  Elçi de böyle söylemiş ya:

“Yaratıcı, insanın kendi kazancı için yorulmasını sever.”

Manevi hayatta ise hareket, kulluğun canlı kalmasıdır. Dua etmek, şükretmek, düşünmek, fikren üretmek; hepsi ruhu diri tutan bir hareket biçimidir. Bedenî açıdan da hareket, insanı sağlıklı kılar. Spor yapan, yürüyen, bedeniyle aktif olan kimse daha güçlü ve zinde olur. Hareketsizlik ise hem bedeni hem ruhu çürütür. Uzun süre tembellik eden insanın kasları zayıflar, kalbi yorulur; aynı şekilde ruhu da sıkılır, isteksiz ve ümitsiz bir hâle gelir. Hareket, bereketin anahtarıdır. Bereket ise , bu hayatta verdiğimiz bedelin Allah katında kabulüdür.


Hareket eden, yaratıcısına yakınlık sağlar ve bereket bulur. Tembellik ise hem dünya hem ahiret için zarardır. O yüzden hayat, duranlara değil; kıpırdayanlara, cesaretle adım atanlara destek olur. Küçük bir nefes, bir tebessüm, bir kararla başlayan yolculuk… Hepsi hareketin sessiz ama güçlü hikâyesidir.

Kısacası,hareketsiz durağan olan su kirlenir ve zamanla kokar; akan su ise aktıkça temizlenir ve  berrak bir hale bürünür...












Yorumlar

  1. Doğru şekilde hareket edip bunu sürdürmek ümidiyle

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. İnşallah biz de hayırda hareketi eksik etmeyenlerden oluruz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar