BİR YUDUM HAYAT
Yine bir akşam sohbeti… Uzun zamandır bir araya gelememiştik. Biz kalabalık bir aileyiz. Abimler, ablamlar, kız kardeşim, yengelerim… Bir de ailenin yeni katılımcıları yeğenler, ne güzel zaman geçiririz bir araya geldiğimizde. Büyük abimi çok severim. Tatlı tatlı konuşur, sabaha kadar dinleyesin gelir. Hiç kırmaz beni, hep güzel şeyler söyler.
Küçük abim öyle değil ama, o çok konuşmaz bakışlarından korkarsın. Yengem de korkuyor. Ama hiçbir şey söylemeden ne istediğini hepimiz anlarız. Çok garip değil mi? Büyük abim su istese dahi bir sürü kelime kullanır.
- "Yok mu abisine su getirecek bir güzel?" der.
Daha da uzatır. Ama küçük abim bir bakar, anlarsın onun su istediğini. Nasıl yapıyor bunu bilemedim. Büyük oğlu hiç onun gibi değil, yerinde durmuyor. Bu çocuk bana sınav der her defasında.
- “Acaba ne hata yaptım da bu çocuk böyle oldu?” diye söylerdi.
Aslında insan çözemediği bir şeyi görmezden geldiğinde, hayat onu gözünün önüne nasıl da en yakınlarıyla getiriyor.
Aile kalabalık tabii, herkes ayrı telden… Hepimizin bekarlık zamanları da bir başkaydı. Beraber yemek yer, beraber eğlenirdik. Şimdilerde bir araya gelmek çok zor. Ancak böyle özel günlerde… Ama çok özlemişim bir arada olmayı. İnsan kavgalarını dahi özlüyor. Yemekler hazırlandı, hepimiz masada yerimizi aldık. Kenan abim her zaman yaptığı gibi yemekteki kıvama, tuzuna, baharatına takıldı. Kenan abimin bu hali hepimizi çok zorlamıştır. Çok az konuşur, uzun uzun sohbet edemezsin. Sert sözlerle, her işin hep olumsuzunu söyleyerek başlar. Ne zaman, yapacağım bir iş hakkında ona danışsam mutlaka başıma gelebilecek felaketleri sıralar ve o işi yapma isteğim kalmazdı.
Ahmet abim ise hiç öyle değildir. Ona en olmayacak şeyi anlatsam mutlaka olumlu bir tarafını bulur, bir sürü ilaveler yaparak beni motive eder, o gece o işi yapasım gelir. Hep derim, siz hastanede karışmışsınız. Yoksa bu kadar farklı iki insan bir anneden çok zor.
Ömrü yarıladılar ama bir türlü anlaşamadılar. Babamızın emaneti torna atölyesini, Ahmet abimin fabrikaya dönüştürme istekleri ve yaptığı arge çalışmalarıyla dolu dosyaları… Kenan abimin ise hiçbir şeyini riske atamama ve her yeniliğe kapalı oluşu… Bundan dolayı torna atölyemizi satmak zorunda kaldık.
Aslında insan biraz karşısındakine göre esnemeli değil mi? Onun olumlu yanlarını kendi olumlu yanlarıyla birleştirip, hayat konforunu daha güzel hale getirebilir. Bu akşam yine masada iki karşı kutup gibi oldular. Birisi yeni yapacağı işleri uzun uzun anlattı, başka bir şey konuşamaz olduk. Diğeriyse;
- "Bu işte de batacaksın, görürüz." diyerek susmayı tercih etti yine.
Doğada neye baksak biraz esneklik görebiliyoruz. Bir ağacın, hatta yapılan köprülerin, binaların dahi yıkılmaması için biraz esnemesi gerekiyor. İnsanın biraz esnemesi, bu hayata karşı kendisini dahada güçlü yapar aslında. Keza her gördüğüyle yola çıkan insanın biraz “hayır”larının olması ve biraz doğru algılamaya geçmesi, onu bir sürü hatadan kurtaracaktır.
Veya pek konuşmayı tercih etmeyen birinin faydalı şeyler konuşarak kendini geliştirmesi… Ya da çok konuşan birinin de dinlemeye çalışması insanı bu hayatta geliştirir… Aynı buradaki abi ile kardeş gibi.
Hepimizin hayatında bize benzemeyen insanlar var. Neden böyle dediğimiz kişiler. Bazen abimiz bazen evladımız bazen annemiz veya babamız… Onların bizden farklı olması bizim için problem mi? Ya da bizde olmayan bir değer mi? Aslında onların bizim hayatımızdaki rolü kendi eksikliklerimizi fark edip kendimizi geliştirmek. İnsan hayata geldiği gibi bu dünyadan gitmek yerine, kendisinde olmayanları kendisine eklediğinde, içinden geçtiği hayata güzel izler bırakarak yaşamış ve gitmiş olacaktır.
Dolayısıyla önce eksiklerimizi fark edip sonra da o konuda kendimizi geliştirmemiz gerekir, tabi bunun için de önce eksikliklerimizi ve kendimizi tanımamız gerekir?
Peki o zaman Kim Kimdir?
İnsan çeşit çeşit, tanımak lazım, davranışı bin bir çeşit öğrenmek lazım, insan verilen tek hayat var iyi olmak lazım,
YanıtlaSilİnsan kendisini nasıl tanıyabilir? Biz kendi eksik veya insanların bizde görüp hoşlanmadığı yanlarımızı görebilirmiyiz?
YanıtlaSilTabiki görebiliriz . En yakınındaki kişi de var sende olmayan. Sende olanda onda olmayan .
SilSence bu bir tesadüf mü?
Herkes kendi gelişimini sağlayan kişiyi dibinde bulur. Hayat ona ihtiyacını mutlaka getirir. Ya bunu anlar ve kendini geliştirir. Ya da sürekli kaçar durur.
YanıtlaSilO dibimizdeki olan kişi ama bize çok zıt bir karakter insan buna nasıl dayanır ?
SilBu zamanda herkes kacip duruyor ama cok azi merak ediyor neden
SilBöyle?
Yazan adam da iyi bağlamış sonunu,merak uyandırıp kim kimdir demiş :) Bakalım belki bir gün ben de gelirim. Merak etmiyor değilim
YanıtlaSilhayat bize hayır dese de hemen yanımıza tam zıttımızı koysa da aslında hep lehimize.. dengeye gelmemiz için sunduğu öyküler hep dibimizde, kaçamayacağımız yerde. Elinize sağlık
YanıtlaSilKim kimdir peki? Kaç tip insan var ve ben nasıl anlayacağım hangi özelliği kendime katmayı? Yanlış özellik kattığımda nasıl anlayacağım? Beni geliştirecek özelliği fark etmem önemli. Bunu yaptığımda yapamadığımı yapsr hale gelecek marifeti kazanmış olacağım.
YanıtlaSilİlk okul müdredatına konu edilmesi
YanıtlaSilGereken çok önemli bilgiler... Güncel hayatta karşılaşıp ta bir sonuca bağlayamadığımız bir çok problemin çözümünü ve sebebini anlatmışınız...
Yazınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum... Bakalım bize daha neler öğreteceksiniz...
Herkesi kendi gibi görmek ve kendisi gibi olanlarla iletişim kurmak istemek öğrenmeninde önünü kesiyor. Farklılıklar bizim zenginliklerimiz ve gelişimimizin olmazsa olmazı.
YanıtlaSilGerçektende insan olarak farklılıkların iyi taraflarını görmemiz ve esnememiz gerekiyor... Köşelerini ovalleştirmeden ilişkileri nasıl yönetebiliriz ki?
YanıtlaSilKimse kimseden bişey öğrenmek istemiyor hakkaten. İnsana zor geliyor diğerlerinin söylediği, yaptığı…
YanıtlaSilEtrafimizin bu kadar farkli insanlarla cevrili olmasi bize ne anlatiyor acaba
YanıtlaSilHayat bize, eksik yönlerimizi geliştirmemiz için zıt karakterde insanları getirir. Bu zıtlık bazen zorlayıcı olsa da, aslında büyümemize en çok katkı sağlayan şey olabilir. Bu kişiyi bir öğretmen gibi görüp ondan ders alırsak, kendimizi daha derin bir şekilde tanır ve geliştiririz. Ancak kaçmayı seçersek, benzer sınavlarla tekrar karşılaşırız. Gelişmek istiyorsak, bu zıtlıkları kucaklamak en doğru yol olacaktır.
SilEn merak ettiğim yakin cevremizde olanlar yani es cocuk anne baba kardes.. cok garip degil mi
Silİlim, ilim bilmektir, ilim önce kendini bilmektir, ilim dolu yazı için teşekkürler
YanıtlaSilİnsanın kişiliği karakteri kendisi gibi olmayan veya farklı düşünen insanlara nasıl davrandığı ne kadar tahammül ettiği ne kadar hoşgörü ve saygı gösterdiği ile doğru orantılı diyebilirmiyiz..?
YanıtlaSilBunu bende merak ettim belki cevap gelir 🤔
SilKendimizi tanıyarak ve eksiklerimizi fark ederek, hayatımızı daha anlamlı ve uyumlu bir hale getirebiliriz. Kim bilir? Belki de her biri diğerinin eksik yanıdır.
YanıtlaSilEksiği olmayan insan mı var . Ama Bazen de karşına “bu kadar da olmaz” dediğin insanlar neden çıkar ki ? Fazla gelir , neden olması gerektiğinden ağır gelirler ki ?
YanıtlaSilSenelerce evli olan anne babam hala o şöyle o böyle deyip duruyor. Beni hiç anlamadı diyor , o da anenm hiç değişmedi diyor. Yıllarını verip bir ömür böyle çekişerek zaman geçirdiler. En yakınımızı değil kendisini tanımıyor insan. Kim kimdir sorusunun cevabını arıyor artık herkes. Aslında cevabı çok kolay değil mi?
YanıtlaSilBirbirleri ile farklılıkları sebebi ile anlaşamayan iki kardeş çok güzel anlatılmış tebrik ederim ama büyük abisine çok fazla yüklenilmiş suçun tek taraflı olduğunu düşünmüyorum. İkisininde dezavantajları eşit anlatılsa daha doğru olurdu.
YanıtlaSilDoğayla ilişkilendirme çok güzel. Aslında her yerde bize mesaj var. Ama bizler görebiliyor muyuz? Doğada esnemeyen, katı duran her şey kırılıyor, dökülüyor.. Oysa esneklik nasıl da hayatımıza konfor getiriyor.
YanıtlaSilEsnemeyen , kuru olan dallar kolay kırılıyor anca mangalda ve semaverde işe yarıyor :) doğada bir işe yaramıyorsa esnemeyen insanda bu hayatta bir işe yaramıyor mu ozaman ?
SilEsnemeyen , kuru olan dallar kolay kırılıyor anca mangalda ve semaverde işe yarıyor :) doğada bir işe yaramıyorsa esnemeyen insanda bu hayatta bir işe yaramıyor mu ozaman ?
SilOnların bizden farklı olması bizim için problem mi? Ya da bizde olmayan bir değer mi? Farklılıklarımız zenginliğimizdir. Bizden farklı insanlar bize ceza değil şifadır.
YanıtlaSilBazen bir ailede, bazen işyerinde hatta bazen bir spor takımında.. İnsanlar çeşit çeşit.. Yazıda da dediği gibi aynı anneden de olsa kardeş olanlar bile birbirinden o kadar farklı olabiliyorlar ki.. Tabii bu farklılığı zenginlik olarak görmek lazım. Anlayana..:)..
YanıtlaSilÇevremize baktığımızda herkesin aynı olaya farklı gözle baktığını görüyoruz. Bizimle aynı yerden bakmadığı için bazen ona kızıyoruz. Oysa herkesin algılaması farklı farklıdır. Herkesin hayatı bizim gibi algılamasını beklemek bir yanılgıdır.
YanıtlaSilHerkesin olayları farklı algılaması, bireyselliğimizin bir yansımasıdır. Bu farklılıklar, zenginlik katar; başkalarının bakış açılarına açık olmak, anlayış ve hoşgörüyü besler. Kendi penceremizden bakarak herkesin aynı şeyi görmesini beklemek ise hem gerçekçi değil hem de sınırlayıcıdır.
SilBu yazı çok güzel farklılıkları ortaya koymuş, fakat insanların çoğu bu kadar uçlarda olmuyor aslında. Burda sanki en uçta olan insanlar tasvir edilmiş. Bu şekilde zıttını yapmak kolayda daha yakın özelliklerde olup da o haldeyken hayata farklıklar eklemek çok kolay olmuyor sanki.
YanıtlaSilMadem bizden farklı olan insanların hayatımızdaki rolü bizi geliştirmek o zaman biz geliştikçe o insanlara artık ihtiyacımız kalmıyor mu?
YanıtlaSilbizi geliştirmek ve bizimde onlarla daha konforlu hayat sürebilmemiz için, biraz onlara benzememiz gerekiyor sanırım.
SilGerçekten insan kendinden farklı insanlarla iletişim ilişki kurdukça dengeyi bulma olasığı daha yükseliyor.
YanıtlaSilİnsan kedisinde olmayanı kedisine katığında nerede olursa olsun tercih edinen hale geliyor
YanıtlaSilHepimizin farklı özellikleri, mizaçları var. Kimimiz daha cömert kimimiz daha tutumlu kimimiz daha vefalı... Kendimizdeki iyi yanları tutup gerekli kısımları da kendimize eklemek çok kıymetli. Tabi öncesinde eksikliklerimizi anlamamız gerekiyor.
YanıtlaSilBu kadar gözümüzün önündeki sırları neden göremeyiz?
YanıtlaSilYakın gözlüğümüz yok 🤓🧐🥸
SilEvet ilginc niye merak eden yok?
SilHerkesin anladığı bir dil var ve aynı zamanda insan kendisini geliştirmek istiyorsa kendisinde olmayan fakat etrafındaki insanların güzel özelliklerini kendisine katarak kişiliğini geliştirebilir
YanıtlaSilEvet haklısınız insan esnemeli ama hayatımızda ki insanlar da herkes ben biliyorum diyor. Bi süre sonra da uğraşası gelmiyor insanın. Herkes ayrı bi dünya. Bilemedim :)
YanıtlaSilVallah herkes herseyi biliyor ama bunu bilmiyor anlamadim 😅 is ciddi olunca herkes kaciyor. Ve kimsede söylediklerin yada yaptiklarin sorumluluguda almiyor hep yanlissa suclusu baska cok garip değilmi 😕
Silİnsan çözse kendisini ve diğerlerini hoşgörüşü davranabilir ama ilmini bilmeyince insan farklı olana uyuz olabiliyor
YanıtlaSilHayat aslında farkındalıklarımız arttıkça anlam kazanıyor ve çok daha keyifli bir hal alıyor. Bu güne kadar kaçtığımız ve sevmediğimiz sürecleri kovalamaya başlayınca, müthiş bir serüven başlıyor gerçekte. Eksiğim kimde çıkacak, fazlalıklarımın yerine ne koymam lazım, bu insan acaba niye benim çevremde, bende olmayan ne var onda arayışına dönüveriyor hayat. Sahnesinin gerçek başrol oyuncusuna dönüşüveriyor insan...
YanıtlaSilBiraz esnemek ve her gördüğüyle yola çıkmamak. Aslında birbirine iki zıt eylem gibi görünen bir bütünlük. Biraz hayatın özeti gibi.
YanıtlaSilAh bu sessizler ağzından cımbızla laf alıyoruz…
YanıtlaSilAz konuşuyorlar, öz konuşuyorlar...
SilHepimizin farklı özellikleri var ve bu farklılıklarımız ile gelişiyoruz. Ama bizim gibi olmayandan kaçarsak lehimize olan bir ilişkiden de kaçmış oluyoruz.
YanıtlaSilYa gerçekten çok enteresan bir durum aslın aynı evdeyiz ve herkes farıklı farklı bakış açılara sahib yani bir türlü anlayamazsın ama biraz düşününcede aslın farklı olmamız bize iyi geliyor çünkü aynı olsak çok sıkıcı olurduk robotta değilliz ya mesela düşünsene hep aynı yere gidiyorsundur hep aynı cafe ye ne kadar keyifli olur sıkılırsın değil işte insanla ilişkilerimiz buna benziyor çeşit çeşit olmamız bize çok iyi geliyor farkında olmasakta….
YanıtlaSilFarklılıklarımız, hayatı zenginleştirir ve monotonluğu kırar. Aynı olsaydık, her şey sıkıcı olurdu. Çeşitlilik, ilişkilerimizi daha anlamlı ve keyifli hale getiriyor.
Silİnsanı tanımadan yapılan her iletişimden sonuç alamayız. Yemek yapacaksak önce malzemeyi tanımalıyız.
YanıtlaSilPeki nasıl fark edeceğiz kendi eksikliklerimizi? Kolay bir şey mi o kadar?
YanıtlaSilHepimiz hayata bakıyoruz ve insanların davranışlarını eleştiriyoruz beyendiğimiz davranışlar benimde hayatımda yaptıklarım oluyor beyenmediğim zıddımdaki davranışlar insanların olumsuz yanlarını görmek ve kendimizi haklı görmek gibi isteğimiz var mesele bu kimin kim olduğundan ziyade gerçekten ben kimim? Kendi eksiklerim neler? kaybedişlerim ve kazanışlarım neler bütün mesele kendini eleştirebilmek
YanıtlaSilİnsan anlamadığı şeye ne sabredebiliyor ne de ilişkilenebiliyor..
YanıtlaSilKatılıyorum, insan
SilHaklısınız insan tanıdıkça sabrı da tahammulü de artıyor. Tanımadan bilmeden nasıl olcak ki patlar insan..
Silİnsanlar gerçekten hepsi farklı farklı, bazen insan aynı anne babadan doğan 2 kardeşin ne kadar farklı olduğuna hayret ediyor, hayatımızda bir sürü insan bazısı gerekli bazısı gereksiz ama hayatımızda ..Bu insanları kendimize bi zarar getirmeden nasıl idare edip onlar ile iletişim kuracağız, iyisi var kötüsü var.. çok merak ettiğim bi konu gerçekten.
YanıtlaSilGerçekten de insanlar birbirinden farklı. Ancak kardeşlerin birbirinden farklı olması çok ilginç. Hiç tanımadığınız biri size çok benzerken kardeşinizin sizin tam zıddınız gibi olması çok ilginç geliyor bana. Sizce de öyle değil mi?
YanıtlaSilKardeşler hep birbirinin aynı olsaydı nasıl olurdu acaba?
Çok uyumlu mu yoksa sıkıcı mı olurdu bilemedim.
Yıllar önce seyrettiğim YAĞMUR ADAM diye film aklıma geldi. Tom Cruise ile Dustin Hoffman oynuyordu. İki kardeş nasıl da birbirinden farklıydı.
Herkesin hayatında farkli olaylar ama yine buna benzer karakterler var, peki neden bir Anne yada Baba bir evladini digerinden daha cok sever? Yada niye bir kardes bir abisini digerinden daha fazla sever? Yada abi söylemek istemez ? Sadece karsindakini anlamadigindan mi kaynakli yoksa farkli birsey mi var?
YanıtlaSilTorna atölyesinin satılması kötü olmuş. İki kardeş gerçek anlamda birbirini tanıyabilseydi, güzelim atölye hem gelişir, hem de ekmek kapısı olmaya devam ederdi. En büyük sorunlardan biri insanların birbirini tanıyamamasıdır.
YanıtlaSilKalabalık bir ailede yaşamış olanların tam olarak yaşadığı şey :) Bizde de temizlik hastası bir abla vardı, hiçbir şeye izin vermezdi, hep bir şeyin olumsuz tarafları söyler, pek gülmezdi :)) Kim Kimdir'den sonra insan neyin neden olduğunu anlıyor, aradaki perde kalkıyor...
YanıtlaSilİnsan gerçekten hep karşıdan bekliyor bişeyleri ya.. ama önce benim kendime kazandırmam gerekiyor bişeyleri demek ki. Bu da kendimi tanımadan nasıl olur hakkaten
YanıtlaSilHangi abi büyük hangisi küçük ben karıştırdım inan :) ama var böyle tipler hayatta..
YanıtlaSilBüyük olan gelistirmek yenilemek istiyor (Ahmet) kücügüde yok birsey yapamayiz böyle kalcak masraf olmaz gibi diyen (Kenan)
SilFarklılıkları kabul edebilsek, çok rahatlayacağız sanırım… :)
YanıtlaSilBiri bizim gibi değil belki ama bizden o konuda daha iyi olabilir. Bunu kabul ettiğimizde kendi eksik olduğumuz bir durumu daha da geliştirmiş olucaz. Keşke kabul edebilsek…
YanıtlaSilKaleminize sağlık… ✍️
Gerçekten sinir oluyorum o tiplere ya adama bişey diyosun olmaz, tutmaz, yapamazsın diye olumsuz konuşuyor tam birr toksik insan
YanıtlaSilZıttımiz olan sevmediğimiz şeyler bize problem olsun gıcıklık olsun diye verilmiyor tam aksine o problemin çözümü aslında. Görmek istersek tabiki.
YanıtlaSilFarklılıklar zenginliklerimizdir.
YanıtlaSilİnsanın hayatında çeşitlilik vardır, farklılıklar vardır. Biz bu Farklılıkları kayıp gibi görsek de aslında bunlar bizim zenginliklerimizdir. Burada anlatılan öyküde oldugu bizde olmayan özellikleri kendimize katsak, kabımızı genişletsek daha iyi iletişim kuran canlılar olabiliriz.
YanıtlaSilÇevremizdeki her insan ile farklı şekilde temas kurmalıyız demek ki. Her insanın farklı şekilde faydaları, zararları, katkıları ya da kendine kattıkları varmış demek, siz ne dersiniz?
YanıtlaSilZıtların var olması ile başlıyor süreç sonra zıtların ayrı ayrı ne olduğunu tanımlamak, neden var olduğunu irdelemek gerekli..Akabinde o zıtların diğer varolanlarla olan ilişkisine bakmak lazım ve son soru, bu zıtların insanla ilişkisi nedir? Bunu yapabilirse daha sonra kendinde eksik olanı farketmesi, çevrede onu arayıp bulması ve onu karakter olarak üzerine eklemesi daha kolay olabilir.
YanıtlaSilİnsanoğlu karşısındakini tanısaydı nasıl bir iletişim kurardı acaba?
YanıtlaSilabi ne yaparsan yap insanı tam anlamıyla tanımak çok zor
SilYazınızdan anladığım kadarıyla insan sivri olan taraflarını törpülemediğinde hayat tam zıttını burnunun dibine sokuyor :) adeta sen törpülemezen al sana bir törpü hemde ömür törpüsü der gibi :):)
YanıtlaSilVay be biz adama bakıp karaktersiz diyoruz oysaki ondakini almadan karakterli olamıyoruz :) bu işte bir terslik var 😇
YanıtlaSilBazen başkalarında eksik ya da yanlış gördüğümüz şeyler, aslında bizim tamamlamamız gereken yönler olabilir. Onlardan öğrenmeden tam anlamıyla gelişemeyiz. Hayatın gerçeği de burada gizli belki de. 😊
SilDimi ters olan mi dogru dogru olan mi ters 😅?
SilEvet insan bazı Nemrut düşüncelerinden ve kurallarından kurtulunca bi hafifliyor bi hafifliyor, ama o esnemeyi başlatabilmek çok zor, onu başlatabilincede herşe çorap söküğü gibi geliyor…
YanıtlaSilJimlastikçiler esnediklerinden dolayı daha güçlüler demekki Esnek olan kazanıyorumu anlamalıyız yani
SilHerkesin huyu suyu farklı. Beğenisi, beğenmedikleri farklı. Yazıda ise insan kendinden farklı kişilerle istemese bile karşılaştığını, bir araya geldiğini anlatıyor. Gerçekten de biraz düşününce böyle görünüyor. Çünkü eşini seçebilirsin hadi ama çocuğunu seçemiyorsun, ya da kardeşini, anne babanı. Onlar senin tam zıttın ise ne yapacaksın?
YanıtlaSil‘Bizim aile’ gibi diyenleri görüyor gibiyim..
YanıtlaSilBenn ;)
Silİnsan ben kimim diyebilmeli.Kendisinin kim olduğunu kavradığında çevresine karşı bilinçli davranmaya dikkat edecektir.
YanıtlaSilİnsanın merağı kimin kim olduğunda ama sır insanın kendini çözmesinde.
YanıtlaSilAynı evde uyum hakikaten zor iş bi sağlayabilsek başarı tüm topluma yayılır. Tanımak için kim kim olduğunu iyi öğrenmek lazım...
YanıtlaSiltamam bizim için yanımızda o kişiler ama bazen çok gıcık oluyorlar, onu napcaz
YanıtlaSilzıttımızı kendimize muhalefet sanıyoruz ama insan hep zıttına yaklaştığında gelişiyor sanki.. hep zıtlıklar..
YanıtlaSilKaleminize sağlık…🌿
YanıtlaSilÇok anlşılır bir Makale olmuş… hemen hemen her satırda hayatımızda olanları gözümüzde canlandırmak nasip oldu teşekkür ederiz…
Gerçekten de etrafımızdaki insanlara bakıp onlarda olanları fark edip faydalı olanları kendimize katabilenkerden olmayı nasip eylesin RABbimiz🤲🏻🌿
İnsan kendisine okadar hakim değil ki , kusursuzum diyor aynaya bakıyor çok güzelim diyor ilişkilerine bakıyor hep karşı taraf suçlu diyor. Ne zaman ki kabullenecek işte ozaman görmeye başladığında problemin kaynağına inecek.
YanıtlaSilNice insanlar tanıdım bu hayatta, geldiği gibi bu dünyadan göçen. Onda olmayan özellikleri kendine katamayan, gelişemeyen. Umarım bizler eksikliklerimizin farkına varıp kendimizi zıttımızda geliştirebiliriz.
YanıtlaSilİnsan kainatın kitabı gibi oku, oku bitmiyor... Halen okuyorum...
YanıtlaSilEvet hayatta insan diğer canlılar gibi esnediğinde daha çok hayatta kalabiliyor. Bu tabii ki sadece ölmek ya da kalmak anlamında değil. İnsan işinde esneklik gösterdiğinde, çocuklarının yaptığı hatada esneklik gösterdiğinde ve ilişkilerinde Bir tık esneklik gösterdiğinde bulunduğu yerde sevilen ve sayılan bir kişi oluyor... Bu davranış onu şeytan tüylü yapıyor..
YanıtlaSilHayatda insanoğlu esnediğinde haytda var olabiliyor. Ama çoğu zaman bunu taviz zannedebliyor...
YanıtlaSilEmeğineze sağlık çok kıymetli bilgiler…
YanıtlaSil